ÜCRETSİZ MUAYENE FORMU

Detaylı bilgi almak ve ücretsiz muayene randevusu oluşturmak için formu doldurun, biz sizi arayalım.

TÜP MİDE AMELİYATI (SLEEVE GASTREKTOMİ)

Tüp Mide Ameliyatı Nedir?

Tüp mide ameliyatı, en sık uygulanan mide küçültme cerrahi girişimi olarak bilinmekte ve günümüzde mide küçültmenin en etkili yöntemlerinden birini oluşturmaktadır.  Tüp mide ameliyatı; midenin uzun ince bir şekle sokularak %80’lik bölümünün cerrahi olarak çıkarılmasına dayanmaktadır. Tüp mide ameliyatı sırasında, kapalı ameliyat yöntemi (laparoskopi) uygulanmaktadır.

Tüp mide ameliyatının yararları genel olarak şu şekilde sıralanabilir:

  • Tüp mide ameliyatı sonrasında mide ve bağırsak sistemindeki kan şekeri ve açlık-tokluk dengesini oluşturan hormonlar üzerinde anlamlı bir değişim yaratılır.
  • Tüp mide ameliyatı sonrasında insülin direnci kırılır ve kişinin iştahı kontrol altına alınarak kilo kaybı sağlanır.
  • Midenin küçülmesi ile beraber gıda ve kalori alımı azalacağı için hasta zayıflamaya başlar.
  • Tüp mide ameliyatı ile metabolik bozukluklarda düzelme başlar.
  • Fazla kiloların %50-60’ının kısa sürede verilmesine olanak tanır.

Tüp Mide Ameliyatına Nasıl Karar Verilir?

Vücut Kitle İndeksi 40’ın üzerinde olan, yine Vücut Kitle İndeksi 35’in üzerinde olan obezite hastalarında, diyabet (şeker hastalığı), tansiyon, eklem rahatsızlığı gibi obeziteye bağlı problemleri olup daha önce diyetle başarılı olamayan hastalara uygulanır. Ameliyat önce si detaylı bir chek up yapılır. Hastalar endokrin, dahiliye, kardiyoloji, anestezi, göğüs hastalıkları ve psikiyatri uzmanlarınca muayene edilir.

Tüp Mide Ameliyatı Kimlere Yapılır?

Tüp mide ameliyatı olan hastalar bazı özellikleri sağlamak zorundadır:

  • Beden kitle indeksi 40’ın üzerinde, yani morbid obez (ileri derecede obez) olanlar.
  • Diyetisyen kontrolünde diyet programlarına başlamış ancak kilo verememiş olanlar.
  • Beden kitle indeksi 35’ten büyük olup, başka bir hastalık nedeniyle sağlığı tehlikede olan kişiler.

Tüp Mide Ameliyatının Yaş Sınırı Var mıdır?

Tüp mide ameliyatı (mide küçültme ameliyatı), genellikle 18-70 yaş arasındaki kişilere yapılmaktadır. 18 yaş altı bireyler için obezitenin derecesine ve var olan diğer ilişkili hastalıklara bağlıdır. Diğer yandan 18 yaş altı kişiler için hem doktorun kararı hem de ebeveynin onayı gerekmektedir. 70 yaş üstü hastalar için ise kişinin sağlığı ve ameliyatın gerekliliği hekim tarafından değerlendirilir. Tüp mide ameliyatında kiloya bağlı hastalıkların da tedavisi gerçekleşeceği için, ameliyatın tam donanımlı hastanelerde uzman doktorların gözetiminde yapılması gerekmektedir.

Tüp Mide Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Tüp mide ameliyatı, nadir de olsa hayati komplikasyonlarla karşılaşılabilen bir ameliyattır. Bu komplikasyonların hızlıca anlaşılarak düzeltilmesi ve obezite cerrahisi uzman ekibi tarafından acilen uygulanması gerekmektedir. Tüp mide ameliyatı riskleri, kanama veya kaçak gibi komplikasyonların oluşması ihtimali kişinin yaşı ve kilosu arttıkça artmaktadır.

Tüp mide ameliyatı öncesi hastalar, ameliyat dışı seçenekler değerlendirildikten sonra, tüp mide ameliyatı yapan hastanelerin uzman hekimleri tarafından riskler konusunda kapsamlı olarak bilgilendirilir.

Her şeyden önce obezite ameliyatları -tüp mide ameliyatı da- estetik amacıyla yapılmamaktadır. Morbid obez hastaların karşı karşıya oldukları obeziteye bağlı rahatsızlıklar, yaşam sürelerini 10-15 yıl kısaltmakta, dolayısıyla obezitenin barındırdığı riskler ameliyattan fazla olmaktadır. Bunların içinde karaciğer yağlanması, şeker, yüksek tansiyon ve böbrek hastalıkları gibi yaşam sürelerini ciddi oranda etkileyen hastalıklar bulunmaktadır. Obezite cerrahisi ile bu riskler azalmakta ve yaşam kalitesi artmaktadır.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Kaçak Riski Nedir?

Kaçak, midenin kalanından karın boşluğuna sızıntı olma durumudur. Öncelikle hekimin tecrübesi arttıkça bu risk azalır. Yine kliniğimizde olduğu gibi zımbalama işleminden sonra ikinci bir kat dikiş konması kaçak ihtimalini neredeyse yok denecek kadar azaltır.

Tüp mide ameliyatı öncesi, midede kaçak olup olmadığını belirlemek için ağız yoluyla radyo opak sıvı içerilmektedir. Hastaların, ameliyat sonrasında ilk 2 gün çok yakından takibi sağlanır. Tüp mide ya da gastrik bypass ameliyatı olanlar, hastaneden taburcu olduktan sonra kaçak ihtimaline karşı aşağıdaki iki noktaya dikkat etmelilerdir:

  1. Sebebi belirlenemeyen ateş.
  2. Aniden ortaya çıkan karın ağrısı.

Bu iki belirtiyi yaşayan tüp mide ameliyatı olmuş hastalar, zaman kaybetmeden hastanelerin acil servilerine başvurmalı ve gerekli bilgilendirmeyi personelle paylaşmalılardır.

Obezite cerrahisinde mide küçültme ameliyatı için hastanın seçimindeki titizlik, beden kitle indeksi, yandaş hastalıkların tespiti çok önemlidir. Mide küçültme ameliyatındaki riskler, ameliyat öncesi doğru tetkikler, bilgi, donanım ve tecrübe ile sağlanmaktadır. Tam donanımlı bir hastanede, uzman doktorların kontrolünde gerçekleşmelidir. Böylece riskleri en aza indirmek mümkün olmaktadır.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrasında Ağrı Yaşanır mı?

Tüp mide ameliyatı, çok küçük kesilerle karnı delerek yapılmaktadır. Kesikler milimetriktir. Bu yönteme laparoskopi (kapalı ameliyat) denmektedir.

Tüp mide ameliyatı kapalı ameliyat yoluyla yapıldığından, karın zarı ve kasları zarar görmez ve hastada çok ciddi bir ağrı olmaz. İlk gün oluşabilecek gerginliğe, basınç hissine ve kısmi ağrılara karşı ameliyat sonrasında ağrı kesiciler verilmektedir.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrasında Yara İzi Kalır mı?

Tüp mide ameliyatı, küçük kesilerle kapalı ameliyat (laparoskopi) yöntemiyle gerçekleştirildiği için karın bölgesinde çok ufak kesi izleri kalmakta, bu izler birkaç ayda kaybolmaktadır.

Tüp Mide Ameliyatı Olanlar Kaç Kilo Verir?

Tüp mide ameliyatı olanların, ameliyat sonrasındaki 1 yıl içinde fazla kilolarının %60’ını kaybedecekleri öngörülmektedir. Tüp mide ameliyatı sonrası kilo alma oranı, %15 dolaylarındadır. Bu nedenle tüp mide ameliyatı olanların tekrar kilo almasını engellemek için, sadece uzman cerrahlar değil, diyetisyenler ve psikologlar da rol almalıdır.

Whatsapp Hattı