Dünyada en çok uygulanan obezite cerrahisi yöntemi olan Tüp Mide Ameliyatı bir mide küçültme işlemidir. Bu nedenle asıl olarak yemek miktarını kısıtlayarak zayıflamaya yol açar. Bu hacim kısıtlayıcı işlev her ne kadar ön planda olsa da, Tüp Mide Ameliyatının mekanik kısıtlamaya ek olarak, önemli hormonal düzenlemeler de oluşturduğu çok iyi bilinmektedir. 

Tüp mide ameliyatı teknik olarak midenin depo görevi gören geniş kısmının çıkarılması işlemidir. Böylece normalde 1.5-2 lt hacmi olan mide kabaca 50-100 ml hacminde ince bir tüpe dönüştürülmesinden ibarettir. Amaç bir seferde yenebilecek gıda miktarını azaltmaktır, ancak sindirim sisteminin doğal akışına emilimi azaltacak şekilde herhangi bir müdahale yapılmamaktadır.

Tüp Mide Ameliyatı, etkili ve kalıcı bir obezite cerrahisi yöntemidir. Tüp Mide ameliyatı ile fazla kilonuzun yaklaşık % 75’i ve üzerini verebilirsiniz. Ancak beslenme alışkanlıklarını oturtamayan hastalarda ilerleyen zamanlarda yaklaşık olarak %5 oranında tekrar kilo alımı olabilir.

Karna ince bir iğneyle girilir ve karın karbondioksit gazıyla şişrilir. Toplamda 4 adet trokarla (karın duvarına yeleştirilen silindir şeklindeki aletler) karna girilir ve bir kamera yardımıyla görüntü ekrana aktarılarak işleme başlanır. Ameliyat sırasında ağızdan mideye yerleştirilen tüp klavuz alınarak mide dik olarak kesilir ve %80'lik bir kısım çıkarlır.

Obezite cerrahisi günümüzde laparoskopik,cerrahi ile yapılmaktadır Laparoskopik ameliyatlarda karın kasları ve zarları kesilmediği için ameliyat sonrası çok ciddi bir ağrı olmamaktadır. Ameliyat sonrası hastaya ağrı kesiciler verilerek ağrı minimal seviyeye indirilir.

Cerrahınız tarafından bilgilendirildiğiniz ilk görüşmeden ve ameliyat tarihiniz belirlendikten sonra anestezi almanıza engel olabilecek bir durum olmadığının belirlenmesi için bazı kan testleri, endoskopi, EKG, solunum fonksiyon testi, ultrason gibi muayeneler istenmektedir. Dahiliye, kardiyoloji, anestezi, göğüs ve endokrinoloji uzmanlarının konsultasyonları istenmektedir.

  • Emilime müdahale edilmediğinden vitamin ve mineral eksiklikleri daha az gerçekleşir.
  • Midenin çıkarılan kısmı açlığı tetikleyen Ghrelin hormonunun en fazla salgılanan kısmı olduğu için sadece yenen besin miktarı azalmaz aynı zamanda yeme isteğinde de azalma gerçekleşir.
  • Besinin mideden ince barsağa geçişini kontrol eden mekanizmayı bozmadığı için Dumping sendromu gözlemlenmez.
  • Hipertansiyon , diyabet ve uyku apnesi gibi obeziteye bağlı hastalıklarda ameliyattan sonra %70-80 oranında düzelme görülebilir.
  • Gerekli olduğu durumlarda diğer obezite cerrahi ameliyatlarına dönüştürülebilir.
  • Vücuda yabancı bir cisim yerleştirilmez.

Günümüzde yapılan çalışmalar obezite cerrahisinin gebelik diyabeti veya yüksek tansiyon gibi hamileliği riske atabilecek durumları yarıya yakın oranda azaltarak sağlıklı bir gebelik için bir çok risk faktörünü azalttığını göstermektedir. Bunun yanı sıra aşırı kilolu bebek riski de azalacağından sezaryen oranı düşmektedir.

Tüp mide ameliyatı geçirmiş anne adaylarının yeni beslenme düzenlerine alışıp bu dönemde gelişebilecek komplikasyonların gebeliği etkilememesi ve iyileşme süreçlerini tamamlamaları adına hamile kalmak için minimum 12 ay, ideal olarak ise 18-24 ay beklemeleri gerekmektedir. Gebelikten kaynaklanan sindirim problemleri, bulantı ve kusmaların tüp mide ameliyatı ile çakışmaması amaçlanmalıdır.

Gebelik esnasında özel takip gerektiren en önemli vitaminler B12, demir, folat, D vitamini ve kalsiyumdur. Normalde günlük 60 gram protein tüketmesi gereken ameliyat sonrası hastaların gebelikte daha fazla proteine ihtiyaçları olur. Beslenme danışmanlığı ameliyattan sonra oldukça önemlidir ve gebelik süresince de sürdürülmesi gerekir.

 

Koruyucu banyo örtüleri ile pansumanlarınızı kapatarak 1.günden itibaren duş alabilirsiniz.

Ameliyattan sonra ortalama olarak 10 gün evde istirahat öneriyoruz. Masa başı çalışmalarına 7 gün sonra başlayabilirsiniz. Fiziksel aktivite gerektiren işlere ise 30 gün sonra başlayabilirsiniz.

Ameliyathaneden yatağınıza geldikten yaklaşık 1-2 saat sonra ayağa kalkabilir, kişisel- ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz.

Midedeki dikiş hattındaki dokunun beslenmesini ve iyileşmesini azalttığı ve kaçak gelişme riskini arttırdığı için ameliyat sonrasındaki ilk 1 ay sigara kullanmanızı önermiyoruz.

Ortalama 3 hafta sonra denize ya da havuza girebilirsiniz.

Saç dökülmesi obezite cerrahisinden sonra hastaların yarısına yakınını etkileyebilen bir sorundur. Ameliyat stresi, vitamin-mineral eksiklikleri, besin alımındaki yetersizlik, su tüketimindeki yetersizlik saç dökülmesi sorununu arttıran temel sebeplerdir. Bütün bu yetersizlikler giderilse bile vücudun kalori alımındaki azalma ve metabolik dengenin ani değişimi de saç dökülmesine sebep olabilir. Endişelenmeyin bu dönemde dökülen saçlar kısa sürede yeniden çıkacaktır.

Baklagillerin gaz yapıcı özelliği ve lifli yapısından dolayı hazmı zor olduğu için ameliyattan 4-6 hafta sonra tüketilmesi önerilmektedir. Öncelikle çorba halinde denenip gaz şikayetlerine etkisi gözlemlenip ardından iyi pişirilmiş yemeklere kimyon ekleyerek geçiş yapılabilir.

Obezite cerrahisi sonrasında yüksek efor gerektiren aktivitelerden ilk 21 gün uzak durmanızı öneriyoruz.

Tüp mide ameliyatı sonrası çiğ sebzelerin tüketimine 1. aydan sonra geçilmelidir. Gaz şikayeti varsa brüksel lahanası, lahana, brokoli, kuşkonmaz, taze fasulye, bezelye gibi gaz yapıcı sebzelerden kaçınılmalıdır.

Tüp mide ameliyatı geçiren hastaların hızlı kilo verirken kaslarında kayıp yaşamaması için günlük en az 60 gram protein tüketmesi gerekmektedir.

Kilo verme sürecinizde düzenli ve vücut şekillendirici sporlar yaparsanız, cildinizde sarkma sorununu en aza indirgersiniz. Yine de estetik işlemlere ihtiyacınız olursa ameliyatınızdan 1 yıl sonra yaptırmanızı öneririz.

Ameliyattan sonra mide bulantısının temel sebepleri mideyi alabileceğinden fazla besinle zorlamak, hızlıca yemek, yeteri kadar çiğnemeden yutmaktır. Mide bulantılarının önüne geçmek için doygunluk hissedildiği an yeme-içme bırakılmalı, lokmalar küçültülüp iyice çiğnenmeli ve yavaş yenmelidir.

Ameliyattan 1 ay sonra her türlü ilacınızı kullanmaya devam edebilirsiniz. Ancak ağrı kesicileri dikkatli kullanmanız önerilmektedir. Mümkün olduğunca asprin, apranax türü ilaçları tercih etmeyin. Beraberinde mide ilacı ve bol suyla tüketmeniz önerilmektedir.

En az 1 yıllık süreçte kontrollerinizin dahilinde laboratuvar sonuçlarınıza bakılarak doktorunuzun önereceği demir, kalsiyum, multivitamin dönemsel olarak kullanım gerektirebilir.

Tüp mide ameliyatının süresi kısa ve daha basit bir ameliyattır. Emilim bozukluğu yapmaz yani bağırsaklarla ilgili bir işlem yapılmaz bu yüzden işeride bağırsaklarla ilgili bir sorun yaşanmaz ve hayat boyu bir vitamin ve mineral takviyesi gerekmez.

Bu ameliyatların ileri teknolojiyle kısa sürede karın açılmadan yapılabilmesi nedeniyle 1 hafta içinde hastalar normal hayatlarına geri dönebilir.

Evet, ancak kardiyoloğunuz tarafından medikal bir açıklığa kavuşturulmanız gerekmektedir. Herhangi bir tip kan sulandırıcı kullanıyorsanız cerrahiden hemen önce ve sonra özel bilgilendirmeler beklenir.

Hastalar kilo vermeye ameliyattan hemen sonra başlıyor, 2-3 gün hastanede kalış sürelerinde bile 3-4 kilo verirler. İlk aylarda kilo verme hızlı olur ve kilo verme 1-1,5 yıl sürer. Hastalar bu arada fazla kilolarının %75-80 'ini verir.

Tüp mide ameliyatının ilk 1 yılında midenin iyileşme sürecini olumsuz etkilememek adına kola, gazoz, soda gibi asitli ve gazlı içeceklerin tüketimi önerilmemektedir.

Kafein içeren kahve kullanımı barsak hareketlerini ve iştahı arttırabilmektedir. Bu nedenle ameliyattan sonraki ilk 1 ay kahve tüketimi önerilmemektedir.

Tüp mide ameliyatı vücut kitle indeksi 40’ın üzerinde veya diyabet hipertansiyon, hiperlipidemi, kolesterol yüksekliği gibi olan hastalara ve vücut kitle indeksinin 35’in üzerindeki hastalara yapılır.

Whatsapp Hattı